Çirkin sneaker

Çirkin sneaker Zamanla birlikte beyaz ve zarif spor ayakkabılar evrimlerini tamamlayarak kaba ve gerçekten çirkin bir hale dönüştü. Peki bu durum nasıl rafine bir stille bağdaşır oldu?

Bir süredir farklı bir dişiliğin simgesine dönü­şen spor ayakkabılar. Ye alışık olduğunuz gibi beyaz, “gıcır gıcır” görünen, zarif spor ayakkabılardan bahset­miyorum. Moda gündemini meşgul eden kaba, ağır ve gerçekten çirkin olanları kastediyorum. Vaatleri çok. Sınırları yok. Sneaker’lar güçlü, çalışan ve çok yönlii kadının en yakın müttefiki oldu. Hu kadın kimliğine öyle yakıştılar ki organik olarak çağdaş bir insanın en ideal ayakkabısına dönüştüler. Bu­günse yeni formatlarıyla,9()1ar kodlarıyla ve en kaba halleriyle karşımızdalar. fakat tahmin edin sürpriz olan ne? Artık kaba tasarımların da elişi sayıldığı bir dönemdeyiz. Simdi konforun tadını çıkarma zamanı!

2014yılıydı, Phoebe Philo, Celine defilesinin ardından pod­yumu selamlamaya çıktığında ayağındaki beyaz Stan Smith’leı* ıızıın yıllar bizimle olacak bir trendinde habercisi olmuştu. Be­yaz spor ayakkabıların 9()*lardan sonra yeniden gündeme gel­mesini sağlayan bu hareket uzun bir süre hayatımızı ve stilimizi meşgul etti. Bugünse 90’ların ruhuna sahip, o dönem anarşinin ve karşıtlığın sembolü olan kaba spor ayakkabılar, protest kimliklerine bir de şıklık kavramını eklediler. “Bu kaba ayakkabıları rafine bir zevkle taşıyan kadından daha kreatif biri olabilir mi?” diyor Martine Leherpeur Conseifden trend analisti Benedictc Fabieıı. “Spor ayakkabılar artık temel bir giyim oldu. Demokra­tikleşti. Yanlış seçim yapmaktan korkmadan her yaşta insan taşıyor. ()ıılara artık ‘basic* muamelesi yapıyoruz. Sade ve leminen si İlletlere son bir do­kunuş gibi üstümüzde taşıyoruz. Kıı iyi yanıysa bu konuda hiçbir tabu olmaması.” ()nları yüksek 1×1 bir pantolonla da giyebilirsiniz, çiçekli elbisele­rinizle de. Spor ayakkabıları güncel kılan ve sizi stil sahibi gösterecek sihirse tabanlarında yalı­yor. Ne kadar kalın o kadar iyi. Nc kadar kaba o kadar “cool”.

ÇİRKİN AMA GÜZEL ÇİRKİN

Nostaljinin cüzdanlarımızı açmamı­za yarayan bir kavram olduğunu fark cdcıı “active wear” markaları, onlardan rol çalan modaevlerine savaş açmak için 90’lara ait model­lerini tekrar gündeme getirdiler. Balenciaga, Louis Vuitton gibi “high fashion” markalarsa hem isi hem de fiyatları bir adım öteye taşıyarak olaya kendi yo­rumlarını katlılar. Biliyorum, siz de Balenciaga’nm Triple S’iııe bir servet ödemeye hazırsınız ya da Kv- tys’in Aııgel modeline sahip olabilmek için gecenin geç saatlerine kadar bilgisayar başında tekrar stoklara girmesini bekleyebilirsiniz… Daha ulaşılabilir olan New Balance’m 99()’ıııı mı almalı,yoksa Filanın I )isruptor modelini mi? Acaba gözii karartıp Yeteıneııts x Beebok kolobrasyonuna veya \ irgil Ablolı’un Nike The Ten inden bir modele mi sahip olmalı? Sahi Kaf Simons’ın Adidas için tasarladığı ()z\veego sneaker’lar hala bulunabilir mi?

Son birkaç sezondur feminizm kavramının ıııoda dün­yasıyla iç içe geçmesiyle spor ayakkabılar da hızın ve daha aktif olmanın sembolü haline geldi. Zarafet kavramının form değiştirdiği, ıııilenyallerin kuralları altüst ettiği bir dünyada bu değişimin olması kaçınılmazdı. ( )yıınu kurallarına göre oynamak istiyorsanız şimdi o sıkıcı, tertemiz beyaz sneaker’lamıızı bir kenara kaldırın ve 90’lar referans!ı daha kaba versiyonları giymeye baş­layın. Çünkü onlar farklı bir dişilik kavramıyla karşınızdalar. Simdi çirkinliğin içindeki güzelliği, kabalığın içindeki zarafeti keşfetme zamanı!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir